

Şura suresi:
23. Allah'ın, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlara müjdelediği, işte budur. De ki: 'Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehlibeytimi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum.' Kim bir iyilik/güzellik üretirse onun için, o ürettiğine bir güzellik daha ekleriz. Çünkü Allah Gafûr'dur, çok affeder; Şekûr'dur, iyiliğe karşılık verir/teşekkür eder.
Ahzab suresi:
33. Evlerinizde de vakarlı oturun. İlk cahiliye teşhirciliği gibi kendinizi teşhir etmeyin. Namazı/duayı yerine getirin, zekâtı verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Allah sizden kiri/lekeyi gidermek istiyor ey Ehlibeyt, sizi tam bir biçimde temizlemek istiyor
2- Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyururlar:
“Ben sizlere iki şey bırakıyorum, eğer bunlara bağlanırsanız hiçbir vakit yolunuzu benden sonra kaybetmezsiniz. Biri diğerinden büyüktür. Biri Allah’ın Kitabıdır. Diğeri Ehl-i Beyt’imdir. Bunlar birbirinden ayrılmazlar. Havz-ı Kevser’de beraberce bana gelirler. Dikkat ediniz benden sonra bu iki ‘Emanete’ ne yapacaksınız
Bir Türk devleti olan Osmanlı ile yine bir Türk devleti olan Kızılbaş Safevi Devleti arasındaki siyasal mücadelenin kurbanları olan Anadolu Türkmen Alevileri / Kızılbaşlarına dair Şeyhülislam ve ulemanın düşünceleri ve verdikleri fetvalar, deyim yerindeyse insanın kanını donduracak düzeyde zalimane hükümler içermektedir. (Aynı dönemde İran, Azerbaycan ve Doğu Anadolu’daki sünni Türkmenlerin de benzer bir akıbete maruz kaldıklarını da üzüntüyle belirtelim. Safevi egemenliği altında kalan az sayıdaki sünni Türkmenlerin de öldürüldüğünü dürüstçe dile getirmeliyiz.)

